Yabancılar Hukuku · 16 Eylül 2026

Yurt Dışından Deport Davası: Vekâlet, Apostil ve Süre

Ülkeden çıkmış ya da sınır dışı edilmiş kişi davayı nasıl açar? Konsolosluk vekâletnamesi, apostil zinciri, 7 gün ile 60 günün ayrımı, yetkili idare mahkemesi ve yurt dışı adresine tebligat yapılamamasının sonucu.

Kısa Cevap

Türkiye'ye giremeyen yabancı, deport ve giriş yasağı sürecini Türk konsolosluğundan alınan ya da apostil şerhli yabancı noter vekâletnamesiyle Türkiye'deki avukatı aracılığıyla yürütebilir. Sınır dışı etme kararına karşı süre tebliğden itibaren yedi gündür (6458 sayılı Kanun m.53/3); giriş yasağı ve tahdit kaydı işlemine karşı genel dava süresi altmış gündür (2577 sayılı Kanun m.7). İki süre ayrı ayrı işler ve hak düşürücüdür.

Türkiye'ye giremeyen bir kişi de sınır dışı ve giriş yasağı süreçlerini Türkiye'deki bir avukat aracılığıyla yürütebilir. Belirleyici olan, elinizdeki işlemin türü ile o işleme bağlı sürenin hangi gün başladığıdır.

Yurt dışındayken deport kaldırma davası açılabilir mi?

Evet. İdari yargıda dava, geçerli bir vekâletnameye dayanarak avukat tarafından açılır; davacının Türkiye'de bulunması dava açmanın şartı değildir. Yurt dışındaki kişinin ilk yapması gereken, hangi işleme karşı gittiğini netleştirmektir: ortada bir sınır dışı etme kararı mı var, yoksa çıkıştan sonra kalan bir giriş yasağı / tahdit kaydı mı?

Bu ayrım şekli bir ayrım değildir, çünkü iki işlemin dava süresi farklıdır. Ülkeden çıkmış kişilerde 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53/3'teki yedi günlük süre çoğu kez dolmuş olur; geriye giriş yasağı işlemine karşı dava yolu ve Göç İdaresi Başkanlığına yapılacak kaldırma başvurusu kalır. Kararın hangi hukuki yollarla ortadan kaldırılabileceğini deport kaldırma yolları başlığı altında ayrıca ele alıyoruz; buradaki konu, bu yolların yurt dışından nasıl işletileceğidir.

Türkiye'ye gelmeden avukata vekâlet verme yolları

Vekâletnameyi düzenleyeceğiniz yer, belgeye hangi ek onayların gerekeceğini belirler. Üç senaryo vardır ve hazırlık süreleri birbirinden farklıdır.

Vekâletnamenin düzenlendiği yerGereken ek işlemPratik not
Bulunduğunuz ülkedeki Türk konsolosluğuKural olarak ek tasdik aranmazBelge doğrudan Türkçe düzenlenir; randevu takvimi sürecin en yavaş halkası olabilir
Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraf bir ülkedeki yerel noterApostil şerhi + Türkiye'de noter onaylı Türkçe tercümeApostili veren makam ülkeden ülkeye değişir; noter onayı ile apostil ayrı adımlardır
Lahey Sözleşmesi'ne taraf olmayan ülkedeki yerel noterO ülkenin dışişleri makamı tasdiki + Türk konsolosluğu tasdiki + Türkçe tercümeZincir uzundur; süre hesabı yapılırken bu gecikme baştan öngörülmelidir

Vekâletname metninde bulunması gerekenler

  • İdari yargıda dava açma ve davayı takip yetkisinin açıkça yazılması; yalnızca "işlerimi takip" gibi genel ifadeler dosyada eksiklik doğurabilir.
  • Vekâletnameyi verenin pasaport bilgileri ve varsa yabancı kimlik numarası.
  • Yabancı dilde düzenlenmişse Türkçe tercümenin noter onaylı olması.
  • Metnin, dava açılacak işlemi (sınır dışı etme kararı, giriş yasağı, tahdit kaydı) kapsayacak genişlikte olması.

Sınır dışı kararına 7 gün, giriş yasağına 60 gün: süreler ayrı işler

İki işlem aynı olaydan doğsa bile süreleri birleşmez. Sınır dışı etme kararına karşı süre, 6458 sayılı Kanun m.53/3 uyarınca kararın tebliğinden itibaren yedi gündür ve dava idare mahkemesine açılır. Giriş yasağı ile tahdit kaydına ilişkin işlem bakımından özel bir süre öngörülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7'deki altmış günlük genel dava süresi uygulanır.

İşlemDava süresiDayanakBaşlangıç
Sınır dışı etme kararı7 gün6458 sayılı Kanun m.53/3Kararın tebliği
Giriş yasağı / tahdit kaydına ilişkin işlem60 gün2577 sayılı Kanun m.7İşlemin tebliği (usulüne uygun tebligat yoksa başlangıç somut olaya göre değerlendirilir)
Kaldırma başvurusunun reddi60 gün2577 sayılı Kanun m.7Ret işleminin tebliği

Bu süreler hak düşürücü niteliktedir: mahkemece kendiliğinden gözetilir, zamanaşımı gibi def'i olarak ileri sürülmesi gerekmez, kural olarak durmaz ve kesilmez. Bu nedenle "önce idareye yazalım, olmazsa dava açarız" yaklaşımı risklidir; idareye yapılan başvurunun dava süresine etkisi İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki kurallara bağlı olduğundan, başvuru ile dava takvimi birlikte planlanmalıdır.

İkinci fark yürütmededir. Sınır dışı etme kararında kanun, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde ve yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilmemesini öngörür; yani koruma kanundan doğar. Buna karşılık giriş yasağı veya tahdit kaydının iptali davasında yürütme kendiliğinden durmaz; dilekçede ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir.

Tahdit kodu kaldırma başvurusu hangi idareye yapılır?

Giriş yasağını kaldırma veya yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verme yetkisi, 6458 sayılı Kanun m.9/6 uyarınca merkezî idaredir; bu yetki bugün Göç İdaresi Başkanlığı tarafından kullanılmaktadır. Başvuru, yurt dışındaki kişi adına vekili tarafından Türkiye'den yapılabilir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre en fazla on yıl daha artırılabilir. Kaydın içeriğini ve hangi kod üzerinden işlem yapıldığını bilmeden dilekçe yazmak sonuç vermez; kaydın nasıl sorgulanacağını tahdit kodunun öğrenilmesi ve başvuru mercii yazısında anlattık. Kaydın varlığını ilk kez pasaport kontrolünde öğrendiyseniz havalimanında geri çevrilme sürecindeki tebligat ayrıntısı da dosyanızın bir parçasıdır.

Görevli mahkeme, yetkili mahkeme ve dilekçe ekleri

Görevli yargı yeri idare mahkemesidir. Yetki bakımından 2577 sayılı Kanun m.32'deki genel kural uygulanır: dava, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır. Sınır dışı etme kararı valilikçe alındığı için o ilin idare mahkemesi; giriş yasağına ilişkin işlem merkezî idare tarafından tesis edilmişse Ankara idare mahkemeleri yetkilidir.

Yurt dışından yürütülen dosyada dilekçeye eklenmesi gereken belgeler şunlardır:

  1. Usulüne uygun düzenlenmiş vekâletname (konsolosluk vekâletnamesi ya da apostilli/tasdikli vekâletname ve noter onaylı Türkçe tercümesi).
  2. Dava konusu işlemin tebliğ evrakı veya kararın kendisi; elinizde yoksa işlemi öğrendiğiniz belge (vize ret yazısı, havalimanı tutanağı, sınır kapısı evrakı).
  3. Pasaportun kimlik ve giriş-çıkış işlemi görünen sayfalarının örnekleri.
  4. Türkiye ile bağınızı gösteren belgeler (aile, ikamet izni geçmişi, çalışma izni, öğrenim kaydı, mülkiyet) ve varsa yabancı dildeki belgelerin tercümeleri.
  5. Tebligata esas Türkiye adresi olarak vekilin adresi.

Yurt dışı adresine tebligat yapılamazsa dosya işlemden kaldırılır

Bu, yurt dışından yürütülen dosyaların en sessiz kayıp sebebidir. 2577 sayılı Kanun m.26/3 uyarınca davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa dosya işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Sınır dışı etme kararına karşı açılan davada 6458 sayılı Kanun m.53/3, bu fıkrada öngörülen süreyi iki ay olarak uygulatır; yani dosyanın yeniden işleme konulması için tanınan pencere genel kurala göre çok daha dardır.

Pratik sonucu açıktır: adres değişikliği, telefon ve e-posta bilgisi vekile gecikmeden bildirilmelidir. Ülke değiştiren, kamp veya geçici konaklama adresinde bulunan davacılarda bu risk yükselir.

Şimdi atılacak adımlar

  1. Elinizdeki belgenin hangi işlem olduğunu belirleyin: sınır dışı etme kararı mı, giriş yasağı bildirimi mi, yalnızca vize reddi mi. Süre buradan hesaplanır.
  2. Tebliğ tarihini belgeleyin; tebligat yapılmamışsa işlemi hangi tarihte ve hangi belgeyle öğrendiğinizi saklayın.
  3. Vekâletname için en hızlı kanalı seçin; konsolosluk randevusu uzaksa apostil zincirini paralel yürütün.
  4. Vekâletname tamamlanmadan süre doluyorsa, dava dilekçesinin süresinde verilip vekâletnamenin sonradan tamamlanması ihtimalini avukatınızla değerlendirin.

Sınır dışı davası reddedilirse kalan yolların ayrı bir takvimi vardır; bu aşama için ret sonrası AYM ve AİHM tedbir yolu başlığına bakılabilir. Kanun metinleri için 6458 sayılı Kanun ve süreç bilgisi için Göç İdaresi Başkanlığı sayfaları esas alınmalıdır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın süresi ve sonucu somut belgelere göre değişir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Son güncelleme: 16 Eylül 2026.

Sürecinizi birlikte değerlendirelim.

İlk değerlendirme ücretsizdir.

7/24 Danışmanlık: +90 532 547 09 70

Bilgi Merkezi

Sık Sorulan Sorular

Vekâletname yabancı dilde düzenlenirse Türkiye'de geçerli olur mu?

Yabancı dilde düzenlenen vekâletnamenin Türkiye'de kullanılabilmesi için noter onaylı Türkçe tercümesi gerekir. Ayrıca belgenin düzenlendiği ülke Lahey Apostil Sözleşmesi'ne tarafsa apostil şerhi, taraf değilse o ülkenin dışişleri makamı ve Türk konsolosluğu tasdiki aranır. Türk konsolosluğunda düzenlenen vekâletname doğrudan Türkçe hazırlandığı için bu adımlara ihtiyaç duyulmaz.

Türkiye'deki eşim ya da kardeşim benim adıma dava açabilir mi?

Aile bağı tek başına temsil yetkisi vermez; davanın açılabilmesi için usulüne uygun bir vekâletname gerekir. Yakınınız belgeleri toplayabilir, dosyayı hazırlatabilir, ancak dava dilekçesinin sizin adınıza verilmesi vekâlet ilişkisine dayanır. Bu nedenle vekâletname süreci, dava süresinin ilk gününden itibaren başlatılmalıdır.

Dava sırasında duruşmaya katılmak için Türkiye'ye gelmem gerekir mi?

İdari yargıda yargılama kural olarak dosya üzerinden yürür ve davacının bizzat hazır bulunması dava açmanın şartı değildir. Duruşma yapılmasına karar verilirse davacı vekili tarafından temsil edilir. Türkiye'ye giriş yasağı bulunan kişinin fiziken katılamaması, davanın esastan görülmesini engellemez.

Giriş yasağı süresi dolarsa dava açmaya gerek kalır mı?

Giriş yasağı belirli bir süre için konulur ve sürenin dolmasıyla yasağın kendisi sona erer. Ancak sistemde görünen kayıt ile yasağın süresi her zaman aynı şeyi ifade etmez; bu nedenle süre dolmadan önce kaydın içeriğini öğrenmek ve gerekiyorsa kaldırma başvurusu yapmak yerinde olur. Sürenin dolup dolmadığı, işlemin tebliğ tarihine göre hesaplanır.