Kısa Cevap
Sınır dışı kararının iptali kayıtları kendiliğinden temizlemez. İYUK m.28/1 uyarınca idare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmek zorundadır ve bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Giriş yasağı ise YUKK m.9'a göre ayrı bir işlemdir; kaldırma yetkisi Göç İdaresindedir. Süre geçerse yazılı uygulama talebi ve tazminat yolu gündeme gelir.
Sınır dışı etme kararının iptali, sistemdeki kayıtların kendiliğinden temizlendiği anlamına gelmez. Kararın icrası ayrı bir aşamadır ve idarenin bu aşamada uymak zorunda olduğu bir üst süre vardır.
Deport kararı iptal edildi, tahdit kodu ne zaman silinir?
İptal kararının gereğini yerine getirmek idarenin yükümlülüğüdür ve bunun bir tavanı vardır: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasına göre idare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye mecburdur ve bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Yani sayaç sizin karardan haberdar olduğunuz gün değil, kararın davalı idareye tebliğ edildiği gün işlemeye başlar.
Otuz gün bir bekleme süresi de değildir; idarenin en son sınırıdır. Kayıt kararın tebliğinden birkaç gün sonra da düşebilir, otuzuncu güne kadar da düşmeyebilir. Bu yüzden takip edilmesi gereken tarih, mahkemenin karar tarihi değil, kararın idareye tebliğ tarihidir.
Silinecek kayıt ise iptal edilen işlemin kaydıdır. Mahkeme yalnızca sınır dışı etme kararını iptal ettiyse, ayrı bir işlemle konulmuş giriş yasağı ya da başka sebeple girilmiş bir kayıt bu iptalin kapsamına kendiliğinden girmez. Elinizdeki harf-sayı dizisinin hangi işleme dayandığını bilmiyorsanız, önce tahdit kaydının içeriğinin hangi mercie sorulacağını netleştirmek gerekir.
Mahkeme kararını Göç İdaresi uygulamazsa izlenecek adımlar
Otuz gün geçtiği hâlde kayıt duruyorsa iki hat birlikte yürütülür: idareye yazılı uygulama talebi ve sonuç alınamazsa İYUK m.28/3 uyarınca idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası. Aynı maddenin dördüncü fıkrası, mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davasının ancak ilgili idare aleyhine açılabileceğini söyler; yani dava, kararı uygulamayan memura değil kuruma yöneltilir.
- Kararın onaylı örneğini ve tebliğ tarihini alın. Dosyadan kararın onaylı örneği ile kararın davalı idareye hangi tarihte tebliğ edildiğini gösteren bilgi çıkarılır; otuz günün hesabı bu tarihe dayanır.
- Yazılı uygulama talebi verin. Talep, işlemi tesis eden idareye (kararı veren valiliğin il göç idaresi müdürlüğüne) yazılı olarak sunulur; dilekçeye karar örneği, kimlik/pasaport bilgisi ve tebliğ tarihine ilişkin belge eklenir.
- Cevapsız kalırsa süreyi İYUK m.10'a göre hesaplayın. Bu maddeye göre idari makama yapılan başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve ilgili, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde dava açabilir. Altmış gün içinde verilen cevap kesin değilse, bu cevabı ret sayıp dava açmak ya da kesin cevabı beklemek mümkündür.
- Zarar doğduysa tam yargı davasını ayrıca kurgulayın. İYUK m.12, iptal davasının karara bağlanması üzerine kararın tebliğinden veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabileceğini düzenler.
Tazminat davası kararı kendiliğinden uygulatmaz; para talebiyle uygulama talebi farklı sonuçlar üretir ve ikisi karıştırılmamalıdır. Kaydın düşmesini sağlayan işlem, idarenin kendi kaydı üzerinde yaptığı düzeltmedir.
Sınır dışı kararının iptali giriş yasağını da kaldırır mı?
Kendiliğinden kaldırmaz. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 9. maddesinin ikinci fıkrasına göre Türkiye'den sınır dışı edilen yabancıların ülkeye girişi Göç İdaresi (kanun metnindeki ifadeyle Genel Müdürlük) veya valilikler tarafından yasaklanır; altıncı fıkraya göre bu yasağı kaldırma ya da yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verme yetkisi Göç İdaresindedir. Kanun metni mevzuat.gov.tr üzerinde yayımlanan 6458 sayılı Kanun ile teyit edilebilir. Kanun bu ikisini ayrı işlem olarak kurduğu için, sınır dışı kararının iptali giriş yasağı kaydı bakımından güçlü bir dayanaktır ama otomatik bir sonuç değildir.
Aynı maddenin üçüncü fıkrası giriş yasağının süresini en fazla beş yıl olarak belirler; kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Göç İdaresince en fazla on yıl daha artırılabilir. Süre uzatma ve kaldırma kararlarında idarenin takdir yetkisi vardır; iptal kararı bu takdiri bağlayan bir unsur olarak ileri sürülür, sonucu kesin biçimde belirlemez.
| Karşılaştırma | Sınır dışı etme kararı | Giriş yasağı işlemi |
|---|---|---|
| Kanuni dayanak | YUKK m.53 | YUKK m.9 |
| İşlemi tesis eden | Göç İdaresinin talimatı üzerine veya resen valilikler | Göç İdaresi veya valilikler (m.9/1-2) |
| Dava süresi | Tebliğden itibaren yedi gün (m.53/3) | Özel süre öngörülmediğinden genel dava açma süresi; İYUK m.7/1'e göre altmış gün |
| Kanun yolu | İdare mahkemesinin kararı kesindir (m.53/3) | Genel hükümlere tabidir |
| İdari yol | Kanunda ayrı bir kaldırma yetkisi yok | Göç İdaresi yasağı kaldırabilir (m.9/6) |
Giriş yasağının tebliğini düzenleyen YUKK m.10, m.9/1 kapsamındaki yabancılara tebligatın Türkiye'ye giriş yapmak üzere geldiklerinde sınır kapılarındaki yetkili makam tarafından, m.9/2 kapsamındakilere ise valilikler tarafından yapılacağını söyler. Kaydın varlığını ancak kapıda öğrenen kişilerin sayısı bu yüzden yüksektir. Giriş yasağı ve kaydın kaldırılmasına ilişkin genel çerçeve için sınır dışı ve giriş yasağı kaydının kaldırılması süreci ayrıca ele alınmıştır.
İdare mahkemesi kararının kesinliği ve otuz günlük sürenin başlangıcı
YUKK m.53/3'e göre sınır dışı etme kararına karşı yapılan başvurularda mahkemenin verdiği karar kesindir; bu kararlara karşı istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Sonucu şudur: idare, "kanun yolu sonucunu bekliyoruz" gerekçesiyle uygulamayı erteleyemez. Otuz günlük süre, kararın idareye tebliğiyle işlemeye başlar.
Görevli mahkeme, hem iptal hem tam yargı davası bakımından idare mahkemesidir. Yetki ise dava konusu işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesine aittir; kararı veren valilik ile kaydı tutan merci farklıysa hangi işleme dava açıldığı yetkiyi de belirler.
Süre türü karıştırılmamalıdır: idari dava açma süreleri hak düşürücü niteliktedir, mahkemece re'sen gözetilir, def'i olarak ileri sürülmesi gerekmez ve kural olarak durmaz ya da kesilmez. Zamanaşımı gibi işlemez. Tek yumuşama, İYUK m.10 uyarınca idari makama yapılan başvurunun dava süresinin hesabını bu maddedeki usule bağlamasıdır. Davanın kaybedildiği hâl bunun tam tersi bir yol haritası gerektirir; o durumda ret kararı sonrası tedbir talepli başvuru yolları devreye girer.
İptal kararından sonra sınır kapısına gitmeden önce
Elinizde iptal kararı olsa bile girişte engelle karşılaşmanız mümkündür, çünkü giriş şartları kapıda yeniden değerlendirilir ve kaydın düşüp düşmediği ancak idarenin sistemine bakılarak görülür. YUKK m.9/7 ayrı bir engel türü daha tanımlar: kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı sebebiyle Göç İdaresince, idari para cezaları ve kamu alacakları sebebiyle ise valiliklerce yabancıların ülkeye kabulü ön izin şartına bağlanabilir. Giriş yasağı kalkmış olsa da ön izin şartı ayrıca duruyor olabilir.
Ödenmemiş sınır dışı masrafı da girişte ayrı bir başlık olarak çıkar; bu kalemin kime ait olduğu ve girişe etkisi deport masrafı ve Ç-136 kaydının giriş şartına etkisi çerçevesinde değerlendirilir. Pasaport kontrolünde girişin reddedilmesi ise başlı başına yeni bir idari işlemdir ve kendi itiraz usulü vardır.
Bilet almadan önce yapılması gereken üç şey var: kaydın güncel hâlini yazılı olarak teyit ettirmek, kararın onaylı örneği ile idarenin uygulama yazısını yanınıza almak, girişin yine reddedilmesi hâlinde sınır kapısında girişin reddi hâlinde izlenecek usulü önceden bilmek. Bu üç adım, kazandığınız kararın kapıda işe yaramaması riskini azaltır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kayıt türü ve süresi farklı olduğundan somut durumunuz için hukuki değerlendirme alınması gerekir.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Son güncelleme: 18 Eylül 2026.