Yabancılar Hukuku · 14 Eylül 2026

Gönüllü Geri Dönüş Formu İmzalatıldı: Sonuçlar ve İtiraz

Geri gönderme merkezinde imzalatılan gönüllü geri dönüş formunun hukuki sonucu, tebliğden itibaren işleyen yedi günlük dava süresi, formun gönüllülüğünü tartıştıracak somut eksiklikler ve dönüş sonrası tahdit kaydı.

Kısa Cevap

Gönüllü geri dönüş formu, 6458 sayılı Kanun m.53/3'te dava süresi içinde ve yargılama sürerken sınır dışı edilmeme güvencesinin tek istisnası olan rızayı üretir: imza varsa yedi günlük süre beklenmeden çıkış yapılabilir. Form imzalanmışsa dava hakkı yine de sürer; avukata haber verilmemesi, tercümanın bulunmaması veya BMMYK/STK temsilcisi imzasının eksikliği gönüllülüğün tartışılmasını sağlar.

Geri gönderme merkezinde önüne konan tek sayfalık form, sınır dışı sürecinin geri dönüşü en zor adımıdır. Bu imza, dava süresince sınır dışı edilmeme güvencesinin kanundaki tek istisnasını devreye sokar.

Geri gönderme merkezinde imzalatılan gönüllü geri dönüş formu ne anlama gelir?

Form, yabancının menşe ülkesine kendi iradesiyle dönmeyi kabul ettiğini gösteren bir rıza beyanıdır. İdarenin aldığı bir karar değildir; dosyaya kişinin kendi beyanı olarak girer ve sınır dışı kararını ortadan kaldırmaz, yalnızca uygulanmasının önündeki engeli kaldırır.

Göç İdaresi Başkanlığının gönüllü geri dönüş sayfasında yer alan bilgiye göre geçici koruma kapsamındaki yabancılar için form, ikamet edilen il valiliğince düzenlenir. Çıkış tamamlandığında geçici koruma kimlik belgesi teslim alınarak imha edilir ve geçici koruma sonlandırılır.

Formda yalnızca yabancının imzası bulunmaz. Aynı kaynağa göre form; işlemi yürüten kamu görevlisi ve tercümanın yanı sıra BMMYK temsilcisi, BMMYK temsilcisi bulunamazsa Kızılay yetkilisi, bu ikisi de yoksa valilikçe uygun görülen bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi ya da valilik insan hakları ve eşitlik birimi görevlisi tarafından da imzalanır.

Formu imzalamak zorunda mıyım, imzalamazsam ne olur?

Yabancıyı bu formu imzalamaya zorlayan bir hüküm yoktur ve imzalamamanın kendisi ayrı bir yaptırıma bağlanmış değildir. Pratik sonucu, hakkında idari gözetim kararı varsa merkezde kalmanın sürmesidir; yani imza çoğu zaman bir tahliye gibi anlatılsa da hukuken tahliye değil, ülkeden çıkıştır.

Gözetimin sürmesi ayrı bir yolla tartışılır: idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur, hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir. Gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurmak mümkündür; bu yolun ayrıntıları için geri gönderme merkezinden çıkış ve tahliye yolları ayrı bir konudur.

Ayrımı net tutmak gerekir: merkezden çıkmak isteyen kişiye imzalatılan form gözetimi sonlandırırken sınır dışını da hızlandırır. Anayasa Mahkemesinin 2/5/2023 tarihli kararına konu olayda başvurucu tam olarak bu şekilde, gönüllü geri dönüş istek formu üzerine merkezden salıverilmiş ve aynı gün ülkeden çıkarılmıştır (B. No: 2019/24388, RG 13/9/2023-32308).

Rıza istisnası: 6458 sayılı Kanun m.53/3 ve yedi günlük dava süresi

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 53. maddesinin üçüncü fıkrası, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurulabileceğini düzenler ve fıkra şu cümleyle biter: yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Güncel metin için kanunun resmî metnine bakılabilir.

Bu güvencenin kapsamı iki değişiklikle bugünkü hâlini aldı. 2019 tarihli 7196 sayılı Kanun ile başvuru süresi on beş günden yedi güne indirildi ve belirli sınır dışı sebeplerini kapsam dışında bırakan ibare fıkradan çıkarıldı; 21/11/2024 tarihli 7533 sayılı Kanun'la fıkra yeniden düzenlendi ve yargılama usulüne ilişkin kurallar eklendi. Sonuç: sebep ne olursa olsun dava işlemi kendiliğinden durdurur, geriye tek istisna olarak rıza kalmıştır.

Süreç unsuru Form imzalanmadıysa Form imzalandıysa
Sınır dışının uygulanması Dava açma süresi içinde ve yargılama boyunca kendiliğinden durur Rıza istisnası devreye girer; çıkış yargılama beklenmeden yapılabilir
Merkezdeki durum İdari gözetim sürebilir; itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır Gözetim çıkışla birlikte sona erer, ancak kişi ülkede kalmaz
İdare mahkemesindeki dava İptal kararı işlemi ortadan kaldırır Dava sürer; kişi çıkarılmışsa lehe kararın fiilî sonucu olmayabilir
Kayıtlar Sonuç, kararın türüne ve kesinleşmesine bağlıdır Çıkışta ilgili tahdit kodu işlenir, geçici koruma sonlandırılır

Usul çerçevesi şudur:

  • Görevli mahkeme: idare mahkemesi. Mahkeme başvuruyu, dosyanın tekemmülünden ya da ara karar veya duruşma gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırır ve verdiği karar kesindir.
  • Yetkili mahkeme: uygulamada sınır dışı kararını veren valiliğin bulunduğu yer idare mahkemesi; kişi başka ilde tutuluyorsa dilekçe bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla da gönderilebilir.
  • Sürenin niteliği: yedi günlük dava açma süresi hak düşürücü niteliktedir; mahkemece re'sen gözetilir, zamanaşımı gibi durmaz ve kesilmez.
  • Sürenin başlangıcı: kararın yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edildiği tarih. Kararın gerekçesiyle birlikte tebliğ edilmesi ve avukatı yoksa kişinin itiraz usul ve süreleri hakkında bilgilendirilmesi kanunun aradığı şarttır.

Form imzalandıysa sınır dışı kararına dava açmak işe yarar mı?

Dava hakkı imzayla birlikte ortadan kalkmaz; ancak kişi fiilen çıkarılmışsa lehe bir kararın pratik karşılığı zayıflar. Anayasa Mahkemesi anılan başvuruda, iptal davası açmış olan kişinin rıza gerekçesiyle yargılamanın sonucu beklenmeden aynı gün ülkeden çıkarılması nedeniyle lehe verilen kararların etkili ve fiilî bir sonucu olmadığını tespit etmiş; yaşam hakkı, kötü muamele yasağı ve bunlarla bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu nedenle dilekçede iki iddia birlikte kurulur: sınır dışı kararının hukuka aykırılığı ve imzalanan formun gönüllülük ölçütünü karşılamadığı. İkinci iddia ileri sürülmezse mahkeme yalnızca kararın hukukiliğini inceler, çıkışın dayanağı olan rızayı denetlemez. Kararın kaldırılmasına yönelik genel çerçeve için sınır dışı kararının kaldırılması ve iptal davası ayrı bir başlıktır.

Dava reddedilirse istinaf yolu yoktur; karar kesindir ve işlemin kendiliğinden durması sona erer. Bu noktada kalan yollar için red sonrası AYM ve AİHM tedbir başvurusu süreci devreye girer.

İmzalanan form hangi hâllerde geçersiz sayılabilir?

Kesin bir geçersizlik listesi kanunda yer almaz; gönüllülüğün gerçekten var olup olmadığı, somut olayın bütünü değerlendirilerek idare mahkemesi ve gerektiğinde Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir. Yargı kararlarında öne çıkan eksiklikler şunlardır:

  • Kişinin vekili olduğu hâlde avukatın işlemden haberdar edilmemesi; formda vekilin imzasının bulunmaması.
  • Formda BMMYK, Kızılay ya da sivil toplum kuruluşu temsilcisinin imzasının yer almaması. AYM, kararında İçişleri Bakanlığı genelgesine göre formun yabancının yanı sıra ulusal veya uluslararası sivil toplum örgütü temsilcisince de imzalanması gerektiğine dikkat çekmiştir.
  • Tercümanın fiilen hazır bulunmaması veya formun kişinin anladığı dilde düzenlenmemiş olması.
  • Matbu metnin dışında, kişinin menşe ülkedeki somut durumuna ilişkin hiçbir değerlendirme içermemesi.
  • İmzalanan belgenin bir kopyasının kişiye verilmemesi. AİHM, Akkad/Türkiye kararında (Başvuru No: 1557/19, 21/6/2022) başvurana imzaladığı belgenin bir örneğinin verilmediğini ve belgenin niteliğinin ancak idarenin mahkemeye verdiği cevapla anlaşıldığını tespit etmiştir.
  • İmzanın, yakalanma ve gözetim koşulları altında, salıverilmenin karşılığı olarak alınmış olması.

Bu eksikliklerden her biri tek başına otomatik bir geçersizlik sonucu doğurmaz. Değerlendirme bütünlüklüdür ve idarenin rızanın varlığını belgelemesi beklenir; bu nedenle formun ve dosyanın bir örneğini istemek, iddiayı somutlaştırmanın ilk adımıdır.

Gönüllü dönüş sonrası tahdit kaydı ve tekrar Türkiye'ye giriş

Göç İdaresi Başkanlığının açıklamasına göre gönüllü geri dönüş kapsamında ülkeden çıkışı yapılan yabancı hakkında, çıkış yaptığı kara sınır kapısı tarafından ilgili tahdit kodu girilir ve geçici koruma bu sebeple sonlandırılır. Yani dönüş kayıtsız kalmaz; sisteme bir kayıt düşer.

Tekrar gelmek isteyen kişi bakımından sonuç otomatik değildir. Geçici korumadan yeniden yararlanmak isteyen kişinin bulunduğu ildeki il göç idaresi müdürlüğüne müracaat etmesi, mülakatının alınması ve hakkında değerlendirme yapılması öngörülmüştür; karar idarenin takdirindedir.

Sınır dışı edilen yabancılar bakımından ise 6458 sayılı Kanun'un 9. maddesi ayrı bir çerçeve kurar: Türkiye'ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir. Aynı madde, Genel Müdürlüğün giriş yasağını kaldırabileceğini veya yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verebileceğini de düzenler.

Gönüllü dönüş kaydı ile sınır dışına bağlı giriş yasağı aynı şey değildir ve dosyaya hangi kodun işlendiği olaya göre değişir. Kaydın içeriğini ve dayanağını öğrenmeden itiraz kurulamaz; bunun usulü için tahdit kodunun öğrenilmesi ve başvuru mercii ayrı bir süreçtir.

Form önünüze konduğunda kayıt altına alınması gerekenler

  1. İmzadan önce avukatınızla görüşme veya baro görevlendirmesi talebinizi, mümkünse yazılı olarak iletin.
  2. Tercüman bulunmadan, anlamadığınız dilde düzenlenmiş bir belgeyi imzalamayın; tercümanın hazır olup olmadığını not edin.
  3. İmzaladığınız her belgenin bir örneğini isteyin; verilmiyorsa bu durumu tanık veya yazılı talep üzerinden kayıt altına alın.
  4. Sınır dışı kararının tebliğ tarihini ve saatini yazın; yedi günlük süre bu tarihten işler.
  5. Yakınınız merkezdeyse vekâletname ve dosya örneği talebini gecikmeden başlatın; form imzalanmışsa çıkış aynı gün gerçekleşebilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Son güncelleme: 14 Eylül 2026.

Sürecinizi birlikte değerlendirelim.

İlk değerlendirme ücretsizdir.

7/24 Danışmanlık: +90 532 547 09 70

Bilgi Merkezi

Sık Sorulan Sorular

Gönüllü geri dönüş formunu imzaladım, imzamdan cayabilir miyim?

Mevzuatta imzalanan formdan cayma usulünü ayrıca düzenleyen açık bir hüküm bulunmamaktadır. Uygulamada yapılabilecek şey, rızanın bulunmadığını yazılı olarak ilgili valiliğe ve il göç idaresi müdürlüğüne bildirmek ve aynı iddiayı sınır dışı kararına karşı açılan davada ileri sürmektir. Çıkış işlemi henüz gerçekleşmemişse bu bildirimin zamanında yapılması belirleyici olabilir.

Avukatıma haber verilmeden imzalattılar; bu tek başına formu geçersiz kılar mı?

Tek bir eksiklik otomatik bir geçersizlik sonucu doğurmaz. Anayasa Mahkemesi 2019/24388 sayılı başvuruda vekilin imzasının bulunmamasını, sivil toplum örgütü temsilcisi imzasının yokluğu ve formun içeriği gibi diğer unsurlarla birlikte değerlendirmiştir. Bu nedenle iddianın, avukata erişimin engellendiğini gösteren somut verilerle birlikte kurulması gerekir.

Form imzalandıktan sonra idari gözetime yaptığım itiraz ne olur?

Kişi form üzerine geri gönderme merkezinden salıverildiğinde idari gözetim fiilen sona erdiği için, gözetime ilişkin itirazın konusu büyük ölçüde kalmaz. Anayasa Mahkemesi anılan başvuruda, form üzerine salıverilen kişinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin şikâyetini başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulmuştur. Asıl tartışma bu aşamadan sonra sınır dışı işlemi ve rızanın geçerliliği üzerinden yürür.

Yakınımın merkezde form imzalayıp imzalamadığını nasıl öğrenebilirim?

Bilgi, vekâletname ile görevlendirilen avukat aracılığıyla ilgili valilik ve il göç idaresi müdürlüğünden dosya ve belge örneği talep edilerek istenir. AİHM'in Akkad/Türkiye kararında başvuranın imzaladığı belgenin niteliğini ancak idarenin mahkemeye verdiği cevapla öğrenebildiği tespit edilmiştir; bu nedenle talebin yazılı ve kayıtlı biçimde yapılması önemlidir.