Yabancılar Hukuku · 23 Eylül 2026

Sınır dışı kararına itiraz süresi geçtiyse ne yapılır

Yedi günlük dava süresi dolduysa dosya bitmiş sayılmaz. Tebligatın usulsüzlüğü iddiası, öğrenme tarihinin dilekçede nasıl ortaya konacağı, süre aşımından ret kararının sonucu ve gözetime itirazın ayrı işleyen yolu.

Kısa Cevap

Sınır dışı kararına karşı dava süresi, kararın tebliğinden itibaren yedi gündür (6458 sayılı YUKK m.53/3) ve hak düşürücüdür; süre geçtikten sonra açılan dava esasa girilmeden süre aşımından reddedilir. Geriye kalan gerçekçi yol, tebligatın usulüne aykırı yapıldığını ileri sürmektir: 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.32 uyarınca muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır. İdari gözetime karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru ise süreye bağlı değildir.

Sınır dışı kararının tebliğinden sonra yedi gün geçtiyse tartışma bitmez; asıl mesele sürenin hangi tarihten işlemeye başladığıdır. Aşağıda önce sürenin niteliği, sonra süre geçmişken atılabilecek somut adımlar var.

Sınır dışı kararına itiraz süresi kaç gündür?

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53/3 uyarınca yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Aynı fıkra, mahkemeye başvuran kişinin bu başvuruyu kararı veren makama da bildirmesini öngörür.

Bu yedi gün hak düşürücü süredir: zamanaşımı gibi karşı tarafça ileri sürülmesi gerekmez, durmaz ve kesilmez. Mahkeme dilekçeyi ilk incelemede süre yönünden kendiliğinden denetler ve süre geçmişse davayı reddeder (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.14/3-e ve m.15/1-b).

Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetki bakımından özel bir kural bulunmadığından İYUK m.32 işler: dava, işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde, yani sınır dışı kararını veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesinde açılır. Süre, İYUK m.8 uyarınca tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işler. Sürecin bütününe ilişkin genel çerçeve için deport kaldırma süreci başlığına bakabilirsiniz.

Yedi gün içinde dava açılmazsa doğan iki sonuç

Birincisi usule ilişkindir: süre geçtikten sonra açılan dava, iddialar ne kadar güçlü olursa olsun esası incelenmeden süre aşımından reddedilir. Mahkeme, kararın hukuka uygun olup olmadığını tartışmaz.

İkincisi fiilî sonuçtur. YUKK m.53/3'ün son cümlesi, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı edilemeyeceğini söyler. Dava açılmadan süre dolduğunda bu kanundan doğan durma ortadan kalkar ve karar icra edilebilir hâle gelir. Kişi geri gönderme merkezindeyse bu, en kısa sürede hareket etmeyi gerektiren bir aşamadır.

Kararı tercüman olmadan imzaladıysanız tebligat tartışılabilir

YUKK m.53/2, sınır dışı kararının gerekçeleriyle birlikte tebliğ edilmesini; yabancı bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisinin veya yasal temsilcisinin kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilmesini zorunlu kılar. Anayasa m.40/2 de devlete, işlemlerinde ilgilinin hangi kanun yollarına ve mercilere hangi sürede başvuracağını belirtme yükümlülüğü yükler.

Bu iki kural birlikte okunduğunda savunmanın çerçevesi şudur: kişinin anlamadığı bir dilde düzenlenmiş bir formu, tercüman bulunmadan imzalamış olması tek başına "bilgilendirme yapıldı" anlamına gelmez. Tebliğ evrakında itiraz mercii ve süresi hiç yazmıyorsa ya da tebligat parçası imzadan ibaretse, tebliğin usulüne uygunluğu tartışmaya açıktır. Sınır dışı kararının tebliği idari tebligattır ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine tabidir (Tebligat Kanunu m.45).

Burada garanti yoktur: tebliğin usulsüz sayılıp sayılmayacağını, dosyadaki belgelere göre mahkeme takdir eder.

Usulsüz tebligat nedeniyle süre yeniden işler mi?

Tebligat Kanunu m.32, usulüne aykırı yapılmış tebliğin muhatabın tebliğden haberdar olması hâlinde geçerli sayılacağını, bu durumda muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edileceğini düzenler. Pratik karşılığı şudur: tebligat usulsüzse yedi günlük süre, evrakın imzalatıldığı tarihten değil, kişinin kararı gerçekten öğrendiği tarihten işler.

Bu bir muafiyet değil, bir tarih değişikliğidir. Beyan edilen öğrenme tarihi denetime tabidir; dosyadaki veriler daha erken bir öğrenmeye işaret ediyorsa mahkeme yine süre aşımına hükmedebilir. Bu nedenle öğrenme tarihi, iddia olarak değil belgeyle desteklenen bir olgu olarak sunulmalıdır.

Öğrenme tarihi dava dilekçesinde nasıl ortaya konur

  1. Dilekçenin giriş kısmında öğrenme tarihi açıkça yazılır ve kararın hangi olayla öğrenildiği anlatılır: yakının bilgilendirmesi, merkeze avukat görüşmesi, dosya örneğinin elde edilmesi gibi.
  2. Tebliğ evrakının ve imzalatılan formun örneği il göç idaresinden istenir; verilmezse mahkemeden ara kararla istenmesi talep edilir.
  3. Evrakın hangi dilde düzenlendiği, tercüman kaydı bulunup bulunmadığı, itiraz mercii ile süresinin yazılıp yazılmadığı tek tek gösterilir.
  4. Tarihi somutlaştıran kayıtlar eklenir: vekâletnamenin düzenlenme tarihi, geri gönderme merkezine avukat görüş kaydı, kişiye ait belge talebinin tarihi.
  5. Dilekçede süreye ilişkin bu açıklama ile kararın esasına yönelik iptal sebepleri birlikte ileri sürülür; mahkeme süre itirazını kabul ederse esasa doğrudan geçilebilsin.

Avukatlık ücretini karşılayamayacak durumdaysanız baro adli yardımı yolu ayrıca işler; bu başvurunun süreyle ilişkisi için deport davasında baro adli yardımı başlığına bakın.

Sınır dışı davası ile idari gözetim itirazının süre farkı

Dava süresini kaçırmış olmak, geri gönderme merkezinde tutulmaya karşı başvuru hakkını tüketmez. Bunlar ayrı mercilerde ve ayrı kurallarla yürüyen iki yoldur.

KarşılaştırmaSınır dışı kararının iptaliİdari gözetim kararına itiraz
Merciİdare mahkemesi (YUKK m.53/3)Sulh ceza hâkimliği (YUKK m.57/6)
SüreTebliğden itibaren 7 gün, hak düşürücüKanunda başvuru için süre öngörülmemiştir
Tekrar başvuruAynı karara karşı yeniden dava açılamazGözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden başvurulabilir
Başvurunun etkisiSüresinde açılan dava, sınır dışı işlemini yargılama sonuna kadar durdururBaşvuru idari gözetimi durdurmaz; hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir

Dilekçe idareye verilirse yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır (m.57/6). Tahliye talebinin nasıl kurulacağı geri gönderme merkezinden çıkış yolları başlığının konusudur.

Süre aşımından ret kararı sonrası kalan yollar

Süre aşımından verilen ret, kararın hukuka uygun bulunduğu anlamına gelmez; mahkeme esası hiç incelememiştir. Bu ayrım sonraki başvurularda açıkça vurgulanmalıdır.

Kişi YUKK m.55 kapsamında hakkında sınır dışı kararı alınamayacak durumdaysa — örneğin gönderileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muameleye maruz kalma konusunda ciddi emare bulunması, ciddi sağlık sorunu, yaş veya hamilelik nedeniyle seyahatin riskli görülmesi gibi — bu durumu gösteren güncel bilgi ve belgeler idareye sunulup değerlendirme istenebilir. İdarenin bu değerlendirmede takdir alanı vardır ve sonuç önceden söylenemez.

Kaldırılma riski somutlaşmışsa, Anayasa Mahkemesi'ne tedbir talepli bireysel başvuru ve AİHM tedbir yolu ayrıca gündeme gelir; bu yolların işleyişi sınır dışı davası reddedildikten sonraki tedbir başvuruları başlığında ele alınmıştır. Mevzuat metni için 6458 sayılı Kanun'un güncel metnine ve idarenin açıklamaları için Göç İdaresi Başkanlığı'nın sınır dışı etme sayfasına bakılabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın tebligat evrakı ve tarihleri farklı olduğundan somut durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Her dosya kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Son güncelleme: 23 Eylül 2026.

Sürecinizi birlikte değerlendirelim.

İlk değerlendirme ücretsizdir.

7/24 Danışmanlık: +90 532 547 09 70

Bilgi Merkezi

Sık Sorulan Sorular

Yedi günlük süre hafta sonu ve resmî tatilde de işler mi?

İdari Yargılama Usulü Kanunu m.8 uyarınca tatil günleri sürelere dâhildir, yani hafta sonu süreyi durdurmaz. Yalnızca sürenin son günü tatile denk gelirse süre, tatili izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu nedenle tebliğ cumartesi yapılmışsa sayım ertesi günden başlar ve hafta sonu da sayılır.

Süresi geçtikten sonra dava açarsam sınır dışı işlemi durur mu?

Kanundaki durma, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâline bağlanmıştır; süresi geçtikten sonra açılan davada bu korumanın uygulanıp uygulanmayacağı uygulamada tartışmalıdır ve idarenin tutumuna göre değişebilir. Bu nedenle dilekçede tebligatın usulsüzlüğü ve öğrenme tarihi baştan açıkça ortaya konmalıdır. Kişi gözetim altındaysa gözetime itiraz yolu ayrıca ve gecikmeden işletilmelidir.

Kararı hiç tebliğ almadım, yakınımdan öğrendim. Bu da usulsüz tebligat mıdır?

Tebligatın hiç yapılmaması ile usulüne aykırı yapılması farklı durumlardır. Tebligat Kanunu m.32, usulsüz tebliğde muhatabın beyan ettiği tarihi tebliğ tarihi sayar; hiç tebliğ yapılmamışsa da sürenin işlemeye başladığı bir tebliğ tarihi yoktur. Her iki hâlde de öğrenme anını belgeleyen kayıtlar dosyaya konmalıdır.

Hakkımda yeni bir sınır dışı kararı verilirse süre yeniden başlar mı?

Her idari işlem kendi tebliğiyle kendi dava açma süresini doğurur; yeni ve ayrı bir karar tebliğ edilirse o karara karşı süre, kendi tebliğ tarihinden işler. Ancak aynı kararın örneğinin sonradan verilmesi yeni bir işlem sayılmaz. Bu ayrım dosyadaki evrakın tarihine ve içeriğine bakılarak belirlenir.

Avukat ücretini karşılayamıyorsam gözetime itiraz için yardım alabilir miyim?

YUKK m.57'de, idari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanacağı düzenlenmiştir. Talebin baro adli yardım bürosuna iletilmesi gerekir. Bu başvuru, süreye bağlı işlemlerde beklemeyi haklı kılmaz; süreyi koruyacak dilekçe ayrıca verilmelidir.